I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Erdal Ovacikli

April 30, 2017

 

 

 

 

25.07.2015
Sevgili dostum Erdal ve esi Sema ile yaptigimiz 2 haftalik yelken turu.
Bu senede teknemizi 10 ay evvelden kiraladik, Haziran 2015 te sifir bir Bavari 50 cruiser gelecek bizde ilk kullananalardan olacagiz, bu tekne hem test etmek hemde kendime almak istegim boyda bir tekne odugu icin heyecanlan yazi bekledik.

Tatilimize kisa bir süre kala, yeni gelecek olan teknenin diregi takilirken kirildigi ve teknenin zarar gödügü, dolayisiylan tekne gelmiyormus (bu hikaye birilerine tanidik gelebilir :-) )
Eyvah ne yapacagiz?

2008 model iyi günleri cok gerilerde kalmis bir Bavaria 50 bosmus bizde sifir tekne yerine onu aldik mecburen, toplam 5 kisiyiz teknede 5 oda 3 wc var yerimiz bol Eski kasa bu bavaria da  80 bg Volvo saildrive, ve sarma ana yelken mevcut.

 

 

 

25.07.2015 Cumartesi Sabah 07:40 Zürihten ucaga atliyorum Istanbul aktarmali 15:55 te Bodrumdayim, Esim ve kizim 2 haftadir ordalar, Erdal ve Sema ise Istanbuldan geldi Bodruma.
Dogrudan D-Marine gidiyorum, bizimkiler beni bekliyorlar, katilimci listesi daha önceden hazirlandigi icin transitlog falan hepsi hazir, 1 saat kadar tekne teslimi ve tanitimi sürüyor.
Ardindan Marinanin hemen karsisinda alisverisimizi yapiyoruz.
Bu geceyi Marinada gecirecegiz, Turgutreis kalabalik aksam köfteci Ramizde güzel bir yemek yiyip gezdikten sonra Marinadaki teknemize geri dönüyoruz.
Arkadaslarimiz ilk defa böyle bir gezi yapacaklar, Pazar sabahi 08:00 gibi herkez uyanmis, marinadan ayrilip D-Marin nin hemen karsindaki adaciklarin arasinda demirleyip yüzme ve  kahvaltisi molasi veriyoruz.

 

 

 

 

 

Turgutreis-Gümbet-Cökertme  42 mil kadar yolu geze oynaya yapiyoruz
Mandira filozofu filmine cok gülen sevgili dostum Erdala seni o filmin cekildigi yere  götürecegim diye söz vermistim ve iste Cökermedeyiz saat 17:30 giriste iskele tarafindaki  koya kictan kara oluyoruz, micolarimda bir hayli gayretli hepsi birseyler yapiyor koyda cok tekne yok, bu sene her yer bos gibi yabancilarin gelmedigi belli oluyor.
Aksam üzeri yüzme keyfimize diyecek yok, birtek arilarrrrrr arilarrrr bol, biraz kahve yakiyoruz bu kokuyu arilar sevmiyor ve kisada olsa uzaklasiyorlar.

 

Pazar sabahi güzel bir kahvalti yapalim, yapalimda arilar da mesai baslamis, bizimlen kahvalyi paylasmak isteyecekleri cok acik, onun icin burdan ayrilip kahvaltiyi biraz daha acikta yapmaya karar veriyoruz.

 

 

Cökerme-Kinidos  33 mil
Rüzgaz güzel 18 not esiyor yelkenleri aciyoruz güzel bir yelken seyri ilen 15:30 sularinda Kinidosa iskeleye baglaniyoruz, 50 TL baglanma ücreti,  tur tekneleri de yanimizdan ayrildiktan sonra iskele seyreklesiyor.
bizde biraz yüzdükten sonra Kinidosu kesfe cikiyoruz, deniz fenerine cikmaya karar verdik 30 dakikalik bir yürümenin ardindan Fenerdeyiz, kizlar yari yoldan yorulup döndüler, cok güzel bir manzarayi kacirdilar.

 

 

 

Kinidos-Palamutbükü-Datca 25 mil

Sabah Kinidostan ayriliyoruz Palamut bükünün güzel plajinda yüzme molasi veriyoruz.
16:00 gibi Datca limana girip baglaniyoruz, elektirk su var tuvalet dus para karsiligi, gecelik baglama ücreti zannedersem 80 tl idi.

Datcaya ilk geldigim 2001 senesinde hayran olmustum, o kumsalda cadirlar gece kamp atesleri, bahcesinden domatesi koparip salata yapan restoranlar, ve o müthis havasi beni adeta büyülemisti, hatta ev alabilirmiyim diye arastirmistim fakat sit alani insaat yasak dendi, olan yerlerde cok azdi, müthis bir yerdi.
Limana baglandik ve hemen akasina o güzel koya sit alani olan koya geldik, aman yarappim oda ne nerdeyse denizin icine kadar beton yapilar dolmus 14 sene icinde burasi sehir olmus, inanasim gelmedi, birilerine peskes cekilmis güzelim yer heba olmus, cok yazik olmus, o eski halini bilenler ne demek istegimi anlamislardir.

Aksam deniz kenarinda cok tuzlu mu tuzlu bir balik yedik, mekan sahibi kisa yoldan zengin olmak isteyenlerdendi, veya verdigi onca rüsvetin karsiligi olarak bizi öptü.
Sabah erken saatlerde bir daha ugramamak üzere Datcadan ayrildik.

 

Datca-Kizil Ada  18 mil
Burasi sanki bir havuz gibi Kizil adada gezen keciler geceleyin yildizlar ve ay isigi muhtesem, tam kafa dinleme yeri. Ersesi gün Bozburun önlerine kadar gidip cok sigi olan bir kisimdan cok dikkatli bir sekilde cikiyoruz, arkadaki Tersaneyede bakarak cikiyoruz koydan.

 

 

 

Kizil Ada - Sercelimani 19 mil
Sercelimani hakkinda cok sey duymus ama kendim icine hic girmemistim esasinda dar uzun ve tamamen kapali bir koy, kismet bugüneymis. Duydugum hikaye söyleydi, ( 2 tane 12m yelkenli arkadas olan tekneler icerideler tekneleri bulduklari tüm halatlarlan baglamislar cünkü 35-40 hava esiyor koyda, bu kadar korunakli bir koyda 35-40 esiyorsa disarisi aman allah ne haldedir deyip yerlerinden kipirdamiyorlar, 3 cü günü yine tanidiklari baska bir arkadaslari 8m lik yelkenlen yanlarina geliyor, iceridekiler saskin sen nasin bu havada bu kücük tekneyle disari cikarsin diyorlar, yeni gelen arkadaslari disarida 18 rüzgar var firtina falan yok diyor)
iste hikaye böyleydi bu koyun özel yapisi dolayisiylan iceride cok daha siddetli rüzgarlarin olusmasina sebep verdigini duymustum.

 

Girisi cok dar olan bu koya girdik ve gercekten iceride siddetli bir rüzger bizi karsiladi, sancakta koyun sonunda bir Restorant var oraya yöneldim, iskelesi olan bu restoranta yanasma niyetindeyiz, benden önce yanasma denemesi yapan baska bir yat var, beceremiyor, bende onu bekledigim icin ileri geri bazen motora bir hayli yüklenmek zorunda kaliyorum, neyse sonunda o tekne vaz geciyor ve gidiyor.
Sira geldi bana, iskeleye yanasmak istiyoruz, calisanlar iskelede yardim icin bekliyorlar, bize bagiriyorlar, el isaretleride bir garip gerci, ben yanasirim sorun yok diyorum kendi kendime, neee niye bagiriyor bunlar, sonunda ne dediklerini duyduk, kisaca tehlikeli hic denemeyin gidin diyorlar,


Bizde koyun öteki tarafina girisin iskele tarafina yöneliyoruz, pes etmek yok ben bu gece burda demirliyecegim. Koya bizden evvel gelen iki tekne var, bende onlarin yanina yanasmaya ugrasiyorum kolay olmadi 3 cü denemede istedigim mesafe ve zamaninda gelen koltuk halatlari ile (micolarin yardimiylan) tekneyi sabitledik, bizden sonra gelen ve teknede yanliz olan bir kaptan 2-3 denemden sonra pes edip gitmek zorunda kaldi. Su harika fakat soguk, suya bakiyorum 3-4 metre gibi dipte bir sey gördüm tekneden dalip bakacagim indikce sag kulagimda basinc agriya dönüyor, inatciyim ille bakacagim o neyse orda, neticede bir plastrik parcasi imis. Tekneye cikiyorum sag kulagimda müthis bir agri, hemen gidip teknenin derinlik göstergesine bakiyorum 9m imis. 1 saat sonara agrilar geciyor cok sükür.

 

Sercelimani - Ciflik koyu 15 mil
Ciflik koyu en sevdigim yerler arasinda sihirli bir atmosferi var.
Her zamanki gibi deniz restorantin iskelesine bu sefer kictan kara deyil sancak bordalama yanastik, teknede Gezginkorsan flamasi asili, kizim Aybike baba surdaki adamlar bize bakiyor bir baksana dedi, Gezginkorsan ailesinden Mustafa abi Müge yelkenlisinlen oradaydi, hemen suya atlayip iki kulacta yanimiza geldi, güzel bir sohbet oldu, ayrica yanda bagli olan Faruk beylende bir hayli sohbet ettik. Aksam Deniz restorantta Patlican kizartma, domates ve yogurt soslu muhtesem bir ziyafet.

 

Ayrica masörümüz Ciflik koyunun olmazsa olmazi Maradona ya ugramadan olmaz, zeytin agaci altinda masaj keyfi bir baska oluyor.

 

 

 

Ciflik koyu - Ekincik Limani 20 mil 3 saatlik bir yol
sabah ciflikten ayrildik, Trunc koyuna gelmeden hemen ucta kücük bir koy var ismini bilmedigim, ciflikten 6-7 mil kadar uzakta. Oraya ugradik, arkadaslarimiz Aydin ve sevgili esi Nilgün ailesi ile kiraladiklari Gulet ile oradaydilar onlarla bulusup 1 saat kadar güzel vakit gecirdik, denizlerde bulusmada bir baska güzel oluyor.
Oradan ayrilip Ekincik limanina dümen tutuyoruz, günlerden Pazar, biraz gezdikten sonra kooperatif arkasi bir koya demirledik, burda su cok sicak, resmen hamam gibi, saatlerce yüzmek suda kalmak mümkün, gece termometre 27 derece gösteriyor.
Saba kalktigimizda yanimizda bir süperyat demirlemisti, hemen merak ettim internetten baktim, bu yatlarin hepsi kiralanabiliyor, 42 metre bu yat 11 mürettabat ile 9 misafir agirliyor, 240 bin euro haftalik kirasiymis... birsey deyil Adam basi 27 bin euro cukk

 

 

Ekincik - Marmaris 20 mil 
bugün Hilal hanimin dogum günü, ona aylar evvelden süpriz bir eglence hazirladik.
Aysam 16:00 siralari Netsel marina aciklarina demirledik, aksama Netsele girecegiz, esim soruyor niye girmiyoruz diye, yer yomus aksama cikanlar olacakmis o zaman giracegiz diyorum.
Birazdan esimin Marmariste yasayan teyzeoglu yaninda 4 müzisyen ve pasta ile bizimtekneye yanasiyor, esimin agzi kulaklarinda, 2 saat cok güzel ve unutulmaz bir hatira, aksamada Marmarise te devam ediyoruz.
Evet böylece bir haftamizida bitirmis olduk, yarindan itibaren tekrar Turgutreise dönüs yoluna girecegiz.

 

 

 

Marmaris - Bozukkale 37 mil 
Sabah Netsel marinadan ayrildik 15 metre yelkenimiz icin 1 gecelik 120 Euro ödedik, su ceryan haric, Internet sözde dahil ama sifre alabilmek ve internet kullanabilmek pek kimseye nasip olmuyor.

Marmaris ten cikinca 16-17 nat esen güzel rüzgar var, yelkenleri fora ediyoruz.

Hedefimiz Bozukkale, Hamzanin yeri, fakat karadan ayrildikca rüzgar dönüyor bizi Rodosa dogru götürüyor, dagdan inen saganaklar yüzünden kiyadan gitmekte biraz rizikolu. Bozukkaleye cok yaklastik, karayada cok yakiniz,

dagdan inen ani bir rüzgar adeta denize carpip sanki altan gelirmiscesine havuzluk üzerindeki günesligimizi altan yukari dogru kaldirdi, yerinde olmayan bir vida sayesindede güneslik yerinden cikti.

 

Günesligi yerine taktik oraya uygun bir vida bulup durumu kurtardik, banada bir ders oldu bu.

Bozukkale sancaktaki restorant benim favorim, sahibide cok eglenceli birisi.

 

Bozukkale – ören 75 mil 

Durmadan gittigimiz en uzun yol.12 saat sürdü ve genelde motor yaptik.

örene vardik daha acilisi yapilmamis olan ören marinaya misafir olarak girdik ücret ödemedik, orda yine Gezginkorsan ailesinden Bülent korsanlan karsilastik.

 

ören – Bodrum park Resort tun oldugu koy 20 mil 

Esim birkac senedir niye balik tutmuyorsun diye basimin etini yiyiyor, bende dayanamayip basit bir
olta aldim hani su elden sarilan oltalardan.
12 Gün denizdeyiz olta hep bos, balik malik yok ben pek memnunum kiyamiyorum onlara denizde yüzerlerken cok güzeller, esim senden balikci olmaz bir balik bile yakalayamadin diyor.

2 haftalik turumuzun sonuna geliyoruz, tekne acemisi arkadasimda bir hayli alisti, tramola atacagiz ilk defa arkadasima dümeni teslim ettim, hadi sen dümende dur bende yelkenleri yapayim bu sefer dedim.

Ne yazikki planladigimiz gibi olmadi ben müdahale edene kadar tekne oldugu yerde 360 derece tur atti,
eyvah olta arkada ve teknenin altina dolandi, neyse denizde kalan kismini cektik, birde ne görelim koca bir balik 1,5 kg civarinda ilk baligimiz. Hem seviniyoruz hemde misineyi kesip toplamaya ugrasiyoruz.
Yelkenlen seyir yaptigimiz icin sorun yok koya girelim ben dalip misineyi temizlerim diyorum.



 

 

Koya girdik yelkenleri indirdik, mico Erdal ön capa kusunu acmis capayi indirmek icin hazirlik yapiyor, fakat kapak ipini baglamamis, tam o sirada gelen rüzgar kapagi ayak parmaklarinin üstüne düsür, bir ahhh sesi ve 3 parmakta kan icinde, esi panik, doktor hastane diyor, bende tamam Bodruma cok yakiniz hemen gidelim deyip telaslan motoru calistirip 1 mil yol aliyorum, kandan temizlenen parmaklarin doktara ihtiyaci olmadigina karar veriliyor ve baska bir koya yanasiyoruz, eyvah misineyi unuttuk.

Alta daliyorum misine Saildirive sanzimana bir güzel sarilmis, hepsini kestim cikardim.
Pek korunakli olmaya bu koyda kalacagiz yarinda son zaten, hava durumu sakin sorun yok, 

 

2 halatlan kictan kara yapmisim tekne neta. 
Gece 03 siralari siddetli rüzgar sesiylen uyandim bordadan cok kuvvetli rüzgar basiyor, yandaki guletler nasil yaptiysalar hemen burunlarini rüzgara cevirdiler ipleri cözmeden, en azindan gece karanliginda ben öyle görüyorum, capadan va koltuk iplerinden catirdilar geliyor, motoru calistirinca bizim tayfada uyanip yukari cikti.

Bizde rüzgara dönelim ama nasil? motor calisiyor ben koltuk iplerini cözdüm cok uzun olmadiklari icinde denize birakmak zorunda kaldim, sadece capaya kaldik arkadaki guletede 4-5 m yaklastik, ama capa tutuyor sorun yok, gulettekiler huzursuz olsalarda biz iyiyiz.
Endiseli dakikalar cabuk geciyor 15-20 dakika sonra rüzgardan eser kalmiyor, guletler 2 dakikada eski hallerine kictan karaya dönüverdiler.

Ya biz?  benim miconun ayaklari sakat sarili, tekneyi kullanabilecek baskasi yok, arkadasin esi atladi jokere karanlikta fenerlen kayalarin üzerinde attigimiz koltuk iplerini ariyor, yarim saat urasidan sonra bizde ipleri bulduk ve tekneyi tekrardan eski haline getirdik, saat 04 hadi yatalim artik.  

 

 

Bodrum – Turgutreis 15 mil
Ertesi günü orda gecirdik aksam üzeri 2 saat uzaktaki limana gittik Cuma günü 17:00, kiraladigimiz sirket hemen gelip tekneyi kontrol ediyor Cumartesi tekne devam edecek, rutin isler 3-4 kisi 15-20 dakikada bitiriyor kontrolü.
Birtanesi bagiriyor sanzimanda su var   eyvah niyeki?? hemen soruyorlar 
-halat dolandimi? yok valla.
-Peki olta misine falan?     :-( 
-Ne zaman? ne kadar kullandiniz?
-Sanziman yanmamistir insallah? 
Cumartesi saban tekneyi karaya aldilar misine pervanenin oldugu yere sarilmis benim kestiklerimden haric, aradaki keceler zedelenmis, ve ordan sanziman yagi bosalmis yerine deniz suyu dolmus, allahtan 
1-2 saat kullandik sanziman zarar gömemis. Buda saildrive azizligi sanziman yagi pervanenin oraya kadar gidiyormus, ögrendim artik 

Pervane resimleri burda


Aksam 17:00 tekneyi hazir hale getirdiler, balik intikamini aldi, sen misi beni yakalayan, 1200 Euro cekme atma dahil pervane söküldü keceler degisti sanziman yagi yenilendi. 

 



NOt: arkadasin ayagi icin sargi bezi ve tentürtiyot ararken bu sisede ne var acmaya ugrastigimiz sise aciliyor bir güzel yemek masasinin kumas olan minderlerine dökülüyor, evet tentürtiyot mus.. 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

You Might Also Like:

2019

May 20, 2019

2017 Summer

October 2, 2017

1/4
Please reload